Bilişim fuarı sabote mi ediliyor

Yıllardır Türkiye’nin teknoloji alanında bir noktadan diğerine gitmesi için önemli kaldıraçlarından biri oldu bilişim fuarı. Avrupa’nın dünyanın sayılı fuarlarından biri değildi. Ama Türkiye’nin önemli mihenk taşlarından biri oldu hep. Dünya fuarlarından aldığımız tadı alamamış olabiliriz. Ama birçok Türk firması kendini orada tanıttı, oradan müşteri buldu, orada ürün sattı, orada öğrendi.

Bilişim fuarı son üç yıldır, Almanr dostlar geldi gelesiye bir hışımla aşağı doğru gidiyor. Önce büyük telekomünikasyon firmaları çıktı fuardan, ardından donanımcıların büyük bölümü. Bunların heps zincirleme tamlamanın kelimeleri gibi hep kendinden sonra gelen kelimelere başka anlamlar yükledi: Büyük irketler gitti, orta şirketler gitti, basın için ilgi odağı kayboldu, reklamveren çekildi basın ekleri çıkarmaktan vazgeçti, vatandaş için şölen algısı kayboldu, küçük şirketler kendilerini tanıtma fırsatını kaybetti, oraya gelmekten vazgeçtiler, ücretsiz stand sayısı arttı…

Bu neden böyle oldu sorusunun cevabını bilmem mümkün değil. Almanların yüzünden ya da Türklerin yüzünden ya da büyük şirketlerin çekilmesi yüzünden gibi bir şey söylememiz çok afaki olur. Çünkü ben şahsen içlerinde değildim. Hannoverli Alman dostlarımız veya İnterpro veya büyük şirketler bu konuda görüş vermek isterlerse sayfa ve sütunlarımız onlara daima açık. Eğer biraz uçuk bir bakış açısı isterseniz şunlar söylenebilir: Almanlar bildikleri oyunu bilmedikleri topraklarda oynamaya çalışınca sürpriz goller yediler. Türkiye’yi büyük şirketleri ve bu ülkenin bilişim faunasını tanımıyorlardı. Fuarcılığın kralını biliyorlar ama burası Hannover Almanya değil.

Fuarın bir ana sponsorunun olması yeterli değil. O sponsorun fuara kattığı değer, verdiği paranın miktarından daha önemli. Oraya getirdiği gazeteci, oranın açılışında CEO’sunun edeceği bir manşetlik laf ve bakanrlarla yapacağı güler yüzlü bir el sıkışmafuarın atmosferi için milyonlar değerinde. Gazetecilerin yarıdan fazlası fuara o patronları görmek ve röportaj yapmak için geliyor. Kusura bakmasınlar ama mevc ut ana sponsorun böyle bir gücü ve yetisi yok.

Bu sene fuar hem basın çıktısı hem de katılımcı olarak dibi görecek gibi duruyor. Bilişim Zirvesi eski gücünü halen muhafaza ediyor. Bu ülke fuarsız kalmamalı. Eğer birileri bunu yapamıyor, altından kalkamıyorsa bu ülke Hannover bilgi birikimine muhtaç değil mutlaka birisi gelip yerini doldurur. Şu andaki görünüşe göre doldurmalı da zaten…

Ben kalabalıktan şikayet ettiğimiz ama her girdiğimiz standda bir CEO gördüğüm, her gazetenin tuğla gibi bilişim eki çıkardığı fuarları özledim. Muhtemelen hepiniz özlemişsinizdir…

Yine de bu örselenme, kocaman kocaman firmaların gazetecileri fuar haftasında İstanbul dışına, fuar ve zirve dışına kaçırmaya çalışmasını haklı göstermiyor. Bilişim tarihi bu firmaları affetmeyecektir.

“Bilişim fuarı sabote mi ediliyor” için bir yorum

  1. İstanbul Fuar Merkezi 18 yaş altında ve kartviziti olmayan “katılımcıları” fuarlara almıyor. Bence olay 3 yıllık değil, bilişim fuarı Tüyap’a taşınıp da çevreden gelen “meraklı gençler” standlarda ne bulurlarsa torbalara doldurmaya başladıklarında kan kaybetmeye başlamıştı.
    Bilişim Zirvesi ise en son 2005’de Taksim’de yapılmıştı. Bu yıl da Beylikdüzü yerine Taksim’de yapılması bir yandan iyi, öte yandan fuarı olumsuz etkileyeceğe benzer.