Başbakan’ın internette yap dediği Türkiye’ye bela oldu

0
157

erdogan-ipadBinali Yıldırım iki gündür gazetecilerle etkin bir biçimde konuşurken o kadar çok şey söyledi ki bunları tek bir yazı içinde özetleyerek her dediğini incelemek neredeyse imkansız gibi… Bugün bir diğer parçasına, proxy sorunsalına göz atalım.

Bakan Yıldırım, “Kritik altyapıların korunması, ülke güvenliği kadar önemli. Bu konuda da tedbirlerimizi artırıyoruz” dedi. Bu anlamda internet değişim noktalarını yaygınlaştırdıklarını ifade eden Yıldırım, “Bizim bilgilerimizin başka ülkeleri dolaşarak Türkiye’ye gelmesinin, hem bilgi güvenliği hem bilişim altyapısı açısından zafiyet olduğu ortaya çıktı” değerlendirmesinde bulundu.

Bilgilerin başka ülkeleri dolaşarak gelmesinden kasıt nedir? Bilgisayar dünyasında bu proxy ayarlarını değiştirmek olarak tanımlanıyor. Siz bilgisayarınıza bir gizli geçit kuruyorsunuz. Diyelim ki orijinal ayarlarında, bir bilgisayarınız var. Bir adresi yazdığınızda bulunduğunuz servis sağlayıcı üstünden adrese gidiyorsunuz.

Bir internet sitesine girmek şöyle oluyor: Siz bir adres yazdığınızda aslında karşı tarafa bilgi gönderiyorsunuz. Bilgi size o siteden geliyor. Filtreleme olayı başladığı zaman sizden giden bilgiye değil karşıdan gelen bilgiye bakılıyor. Bilgi yasaklı bir siteden size doğru gelmeye çalışırsa yolda filtreye takılıyor ve size gelmiyor.

Peki proxy ayarlarını değiştirince ne oluyor? Siz bilgiyi istediğiniz siteye değil, örneğin Çin’den bir adrese gönderiyorsunuz. Çin’den adres sanki sizmiş gibi bu bilgiyi sizin yerinize istiyor. Esas bilgiyi almak istediğiniz site bilgileri Çin’e gönderirken bilgiler Çin üstünden size geliyor. Filtre bu bilgilerin kaynağını yasaklı site olarak değil, Çin olduğunu zannediyor ve böylece filtreleme işlemi gerçekleşmiyor.

Buraya kadar herşey yolunda gözüküyor. Peki bunun zararı ne? Gelin maddeler halinde inceleyelim:

  1. Yazdığınız proxy adresinin nereye ait olduğunu biliyor musunuz? Yani yazdığınız her şeyin, bütün internet bilgilrinzin nereye gittiğini biliyor musunuz? Oranın harika bir yer, akça pakça insanlar tarafından yönetildiğine emin misiniz? Bazı bilgilerin devlet ya da özel şirketler tarafından toplanma ihtimali bizi sinir ediyor. Peki bu bilgilerin hiç bilmediğiniz insanların elinden ve önünden geçmesi? Peki bu adamların kimse tarafından kontrol edilmiyor olması?
  2. Türkiye’nin iç hatlarında bilginin dolaşması, yurt dışına çıkmaması, Türkiye için döviz kazancı. Çünkü yurt dışına çıkan ve oradan gelen her data, Türkiye için döviz kaybı demek. Bu noktada şöyle düşünün: Siz İstanbul’da barındırılan bir siteye girdiğiniz zaman hem gidişiniz hem de gelişiniz yurt dışından yapılıyor. Böylece güvenliğin dışında bir kayıp da yaşanıyor.
  3. Kritik veriler konusu çok önemli. Mesela bir bankanın internet sitesine girdiniz. Bu internet sitesine girerken proxy ayarlarını tekrar değiştiriyor musunuz? Bu sorunun cevabı çok büyük ihtimalle hayır. Bankalar için kullandığınız kullanıcı adı ve işlemlerin hepsi çok güvenli şifrelemelerle gidip geliyor ama bunların kırılamayacağına emin misiniz? Bütün paranızı bu riske atar mısınız? Ben olsam atmazdım.

Ülkeyihem maddi hem de manevi yönden zarara sokan bu şeylerin yapılmaması lazım. Peki niye yapılıyor? Çünkü 40 yaşının üstündeki insanların birçok siteye erişmesi engelli. Hakkı olan sitelere girişleri biraz da bir diğer kesmin dini inançları yüzünden engellenmiş durumda.

Peki Türkiye’ye bakanın da belirttiği gibi potansiyel zararı olan bu işleri neden yapıyoruz? Haketmediğimiz filtrelere maruz kalmamak için. O zaman bunun suçunu kime atfetmek lazım? Bunun yorumunu size bırakıyorum.

Ve son olarak sorulması gereken soruyu gündeme getirelim: Herkesin proxy değiştirmesini devletin resmi kanallarından kim önerdi? Başbakan Recep Tayyip Erdoğan. Ne zaman? 2008 yılında, ben Youtube’a girebiliyorum diyerek…

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.