Bayram değil seyran değil bu sorunsal nereden çıktı demeyin. Aslında çok önemli bir soru… Sebebini ilerleyen satırlarda size sunacağım.

Apple’ın Türkiye distribütörü Bilkom’un Genel Müdürü Cömert Varlık ile aynı masada Bilkom stratejilerini tartışma fırsatı yakaladım. Apple ürünlerini çok ve yoğun kullanan bir kullanıcı ve kullananlarla düzenli olarak yazışan biri olarak aklıma gelen tüm soruları kendisine yöneltmeye çalıştım.

Öncelikli soru doğal olarak ürünlerin fiyatlarıydı. Türkiye’deki genel algının bu ürünlerin yurt dışına ve benzerlerine oranla daha pahalıya satıldığı olduğunu söyleyince Varlık buna katılmadığını belirtti. Onun öne sürdüğü sav, Apple ürünlerini ABD fiyatlarıyla değil Avrupa fiyatlarıyla karşılaştırmamızın gerektiğiydi. Çünkü dünya üstünde hemen hiçbir ülkede bu fiyatlara satış zaten yapılmıyordu. Avrupa fiyatlarına bakıldığında, ABD rakamlarının yanında yazan dolar işaretinin silinip euro yazıldığını görüyoruz. Cömert Varlık bu gözle baktığımızda Türkiye’deki fiyatların yüzde 10’lar mertebesinde daha yüksek olduğunu söylüyor.

Bu anlamda ABD’den gelen tanıdıklarımızın 2.500 dolara getirdiği MacBook Pro’nun 7.300 TL’ye satılmasını normal olarak karşılamamız gerekiyor. Zira ABD fiyatına baktığımızda yüzde 58 civarında pahalı görünen cihaz, Apple Fransa fiyatlarıyla yüzde 15 daha pahalı kalıyor. Tabii apple.com.br gibi adreslere baktığınızda daha daha farklı fiyatlar bulmak mümkün. Ama biz bölge olarak Avrupa’ya bağlıymışız ve bu fiyatları kendimize baz almalıymışız.

Varlık tüm iyi niyetiyle bunu söylese de  algı Apple pahalı bir cihazdır şeklinde oturmuş durumda. Açıkça söylemek gerekirse bunun günahı da Varlık’a ait değil. Eğer benim kadar eski Apple kullanıcısıysanız, örneğin herkes Apple’ı elmanın ingilizcesinden ibaret gördüğü 1992 yılında gazetede bu cihazı kullanıyorsanız çok fazla fiyat görmüşsünüz demektir.

O yıllarda bu cihazı almak zorunda olan ajans ve gazetelere satılan bilgisayarlar öylesine pahalı öylesine uçuktu ki kimseyi bu aleti evine almaya ikna edemezdiniz. Evine Apple alan arkadaşlarım da vardı ama onların birçoğu bu cihazı mantıklı sebeplerden dolayı değil, tamamen duygularının yönlendirmesiyle kullanıyorlardı. Evet bu noktada bunu da söylememiz lazım Apple o zaman da duygulara hitabeden bir aletti. Onca senede oluşan pahalı algısını Varlık’ın bir nefeste bakın biz Avrupa’nın sadece yüzde 15 üstündeyiz konuşmalarıyla yıkması o kadar da kolay olmayacak.

O zaman bu noktada sorumuza gelelim: Apple niş bir ürün müdür? Cömert Varlık buna net bir şekilde hayır diyor. Buna kanıt olarak da Türkiye’de bu logoyu taşıyan 2.5 milyon cihazın bulunmasını gösteriyor. Peki Azerbaycan havyarın dünyada en çok üretildiği ülkelerden biri, bu olgu onu o ülke için niş olmaktan çıkarır mı? Sanki çıkarmaz gibi geliyor bana.

Türkiye’de iPhone ortalama satış fiyatının 2 kat üstünde bir fiyatla satılıyor. Tahminlerin ortalamasına baktığımızda 500 bine yakın iPhone piyasada. 65 milyona yakın telefonun olduğu bir ülkede hem fiyatı hem de yüzde 1’in altındaki satış oranıyla niş demezsek neye deriz bilemiyorum. Tabii şunu da söylemek lazım şu anda yeni çıkan bir iPhone’u almak için 3200 TL ödemeye hazır ve ödemiş yüzlerce yurttaşımız var. 1500 TL’den satılacak iPad’i 4 bin liradan almak için kendini kasan insanlarımız o kadar çok ki… Ama ürünün çok başarılı ve çok istenen olması onu niş olmaktan çıkarır mı?

Kürk palto örneğinden yola çıkalım. Pahalıdır. Az kullanılır. Herkes istemez gibi görünür ama çoğunluk ister. Ama halkın genelinin soğuktan koruyucusu değildir sonuçta. Niştir. Diğer tarafta parka… Ucuzdur. Herkes giymek istemez ama herkes parasız kaldığında bir şekilde giymek zorundadır. Apple ürünlerini kürk ve parka arasında bir yere koyduğumuzda sansar kürkü olmadığı gerçek. Ama ikisinin arasında bence kürke oldukça yakın bir yerde duruyordur.

Apple’dan daha iyi donanıma sahip, daha ucuz, aynı şekil ve şemalle üretilen onlarca model var. Bilgisayarda Ultrabook’lar, telefonda Samsung, HTC gibi markaların kimi modelleri birçok performans kriterinde bu cihazın üstünde. Ama “bir şekilde” bu cihaz daha çok tercih ediliyor. Hatta başbakanımız meydanlara çıkıp elinde bu cihazı sallayarak öğrencilerimize bunun gibi bir aletten 16 milyon tane vereceğiz diyor.

O zaman gerek Apple, gerekse Bilkom yetkilileri şapkalarını önlerine koyarak aradaki bu fiyat açığını kapatmak için çaba göstermeye başlayacak. Bir internete girin bakın bakalım yurt dışından getirilen iPhonelar üstüne kurulu nasıl bir pazar var. Bu olay nereden geldi nereye gidiyor…

Ya bu bir niştir, herkes alamaz ve tamam bu kadar diyeceksiniz… Ya da bilemiyorum atılması gereken birçok adım var gibi duruyor.