ABD’de “net neutrality” adında bir kavram tartışmaya açıldı. Önce bu kavramın ne olduğunu size hatırlatayım: Diyelim ki bir servis sağlayıcınız var. Bu servis sağlayıcısı, tüm internet sitelerinin müşterilerine aynı hızlarla, mümkün olan en yüksek hızlarla gelmesini sağlamak zorunda. Buna ağ tarafsızlığı deniyor.

“Sana ne kardeşim sen onun adresine filan bakma neyse getir” deniyor ki bu da size mantıklı gelmiştir. Tabi canım insanlar neden bazı siteleri yavaşlatsın bazılarını hızlandırsın ki? Biz ülkemizde bu sorunun cevabını yaşadık. Terörist eylemler zamanı sosyal medya, özellikle de Twitter ve Facebook, tartışmaların çok da uzamaması için gözle görülür biçimde yavaşlatıldı. Buna kimi sözde gazetecilerimiz ama kapanmadı sansür yok diyerek destek bile verdi. Onların işi ve parası çok ama yatacak yeri yok. Neyse ana konumuz bu değil.

ABD, 2 yıl önce bu olayın önemini, bizzat o zamanki başkanı Barack Obama’nın yaptığı geniş açıklamalarla halkına anlattı. Ve bunun için yapılan özgürlükçü söylemleri regülasyonlar takip etti.

ABD’de bizdeki BTK’nın muadili bir kurum var. Adı Federal Communications Commission… Komisyonun şimdiki başkanı, Ajit Pai, ajitasyon yaparak bu kuralların kaldırılmasını istediğini dile getirdi.

Bir ülke bunu neden kaldırmak ister? Akıl sır erdirmek zor. 14 Aralık günü bunun oylanması yapılacak. Pai bu tarafsızlığı kaldırarak internetin özgürlüklerini yeniden getirdiğini, servis sağlayıcılar üstündeki baskıyı kaldırdığını dile getiriyor şaşırtıcı bir biçimde. İsteyen istediğini. beğenmediğini yavaşlatma özgürlüğüne sahip olsun diyor.

Amerika ciddi adımlarla bir kabile devleti olmaya doğru ilerliyor.

FCC’nin oylaması üçte iki çoğunluğa sahip Cumhuriyetçilerin oylarıyla birlikte kesin kabul edilecek. Orada hemen kimsenin şüphesi yok.

Peki bu noktadan sonra ne olacak? Servis sağlayıcılar internet sitelerinden para alacak ve diyecek ki para verenler hızlı gelsin parasını vermeyenler sürünsün, öyle yavaş gelsin ki millet bezip bize para veren öteki sitelere gitsinler.

İnternetin doğasına ve ruhuna aykırı bu hareket dünyaya yayılır mı? Kesin örnek alan çok ülke olacaktır. Ben Türkiye’de para için bu yola girilmez gibi geliyor ama belli de olmaz. Gelecek için temkinli bir iyimserlik içindeyim.

Peki para kazanma tarafını söyledik. Ya şirketler farklı düşüncelere sahip internet sitelerinin hızlarını yavaşlatırsa? Farklı fikirler derken… Alternatif bakış açıları, muhalifler, büyük şirket ve iktidarı eleştirenler… Böyle sayınca kesin olmaz diyebilir misiniz? Ben diyemem.

Ha kural ve kanun takip edilecekse, 2011 yılında konjonktüre rağmen BTK’nın dimdik durarak aslanlar gibi çıkardığı harika kararlar var.

Dünya giderek, palyaçoların yönettiği bir gezegen olma yolunda büyük adımlarla ilerliyor. Bizim akıllı olmamız, o ülke bu ülke demeden bu tarzda söylemlere karşı durmamız gerekiyor.

Ya da Elon Musk’a gidip ne oldu abi şu bizim Mars işi deyip duracağız.

Çok fazla seçeneğimiz yok…