Über kullananların çoğu, uygulamayı hem şahsi işleri için hem de kurumsal için kullanıyor yurt dışında. Ülkemizin aksine yabancı ülkelerde Über’in kurumsal kullanımı bireyselden çok daha fazla. Fakat kullanıcılar hangi hesabından para transfer ettiğini unutabiliyor bazen. Öyle ya şirket hesabından özel işi için Über kullansa güzel mi olur? Olmaz. Über bunu tahmin edebilmek, insanların özel mi yoksa şirket hesabına mı yolculuk ettiğini anlamaya yönelik bir yapay zeka uygulaması geliştirmiş. 

Snapchat’in videoları belli bir süre sonra kaybolmayanını yapmışlar. Marco Polo adı verilen uygulama, eski günlerin Walki Talkie telsizlerinin videoya dönüşmüş hali olarak tanımlanıyor. Neden Marco Polo? Çünkü anglosakson ülkelerde bir körebe olunu var: Siz Marko diyorsunuz karşı taraf Polo diye bunu tamamlamak zorunda. Bir nevi ping atmanın gerçek hayattaki hali gibi. Bu arada Snapchat gibi yaygın bir hizmet varken sırf videolar silinmiyor diye niye bunu kullanasınız? Laf ola beri gele…

Ticketmaster, ülkemizin Biletix benzeri uygulamasının Avrupa izdüşümü… Uygulamanın İngiltere ayağı Pazartesi günü yaptığı duyuruda, ikinci elden bilet satım sitelerini kapattığını ve bu yıl içinde sitesinde fanların kendi aralarında bilet değişimine ağırlık vereceğini duyurdu. Ticketmaster, “Tek istediğimiz, sevdiğiniz etkinliklere güvenli bir şekilde bilet bulabilmeniz” diye bir de afilli cümle kurdu.

Eskiden ofislerimizde mail atıp alabilen bilgisayarlar yoktu. Faks vardı. Karşıdan diğer tarafın faks makinesinin içine konan kağıdın üstündeki bilgilerin aynı uzak alanda bulunan bir aletin içine fotokopi çekildiğini düşünün. Zamanla elbette bu teknolojiye gerek kalmadı ve ortadan kalktı. Ama belli ki her yerden kalkmamış üstelik bir kenarda süs gibi duracağına şirketlere zarar vermeye başlamış:  Faks cihazları korsanların bilgisayar ağlarına sızması için bir arka kapı olarak kullanılıyor. Korksanlık, telefon hattından bir görüntü dosyası göndererek ya da faks makinesinin bir görüntü dosyası olduğunu düşündüğü bir dosya göndererek çalıştırtıyor. Sonra gelsin şirketteki bilgiler bilgisayar korsanının önüne…

Moorfields göz hastanesi NHS vakfı vakfı ve University College London ile AI-outfit DeepMind tarafından geliştirilen yapay zeka sistemi göze geldi. Göz incelemesi artık bu hastane ve bilgisayar şirketleri tarafından geliştirilen sistemle yapılıyor ve yapay zeka, doktora gerek bile kalmadan 50’den fazla göz hastalığının teşhisini başarıyla koyuyor. Olay, 7.600’ın üstündeki hastanın 14 binin üstündeki taramasının incelenmesiyle geliştirilmiş. Yapay zekayı neyin üstüne salarsanız öğreniyor.  Lamı cimi yok.

Google’a diyorsunuz ki beni takip etme. Tamam diyor. Etmiyorsun değil mi diyorsunuz, tabi abi diyor. Sonra ne yapıyor? Elbette takip ediyor. Android cihazlarda ve iPhone’lardaki Google hizmetleri, uygulamayı durdurduğunu iddia eden gizlilik ayarlarını etkinleştirdikten sonra bile konumunuzun kayıtlarını saklıyormuş meğer. Araştırmacılar, arama şirketinin, bir yerlerde açık bölgeler tuttuğunu keşfetti. 

Türkiye’de terapi hizmeti veren psikologlar bun online olarak yapmaya başladı. Terapinin 10 dakikası 40 TL. Psikologlar bu yapılan işin herkese vakit kazandırdığını, yapanın da yaptıranın da bu işten çıkarı olduğunu dile getiriyor. 

Vodafone gazetecileri İstanbul dışına çıkarıp müşterilerine ne kadar çok kazandırdığını anlattı. Şirketin verilerine göre müşterilere bir yılda 440 milyon liralık ayrıcalık sağlanmış. En büyük ayrıcalık yurt dışında 245 milyon liralık konuşturmadan kaynaklanıyor. Bu kadarlık roaming ücretinden kurtardığını dile getiren şirketin zaten en büyük değerlerinden biri bu. 

e-Devlet 37 milyon kullanıcısıyla ekonomiye 2 milyar dolarlık katkıda bulunmuş. Nasıl mı? Askerlik durum belgesinden 565 milyon TL kazanılmasını sağlamış. Üniversite kayıtlarında sağlanan tasarruf 620 milyon TL olmuş.  e-arşiv uygulamalarında faturaların online kullanımıyla 1,7 milyar TL tasarruf elde edilmiş. Tabi ki bunların hepsi “eğer online yapılmak yerine bir devlet dairesine gidilseydi” üstüne kurulu hipotezler…